Yazı Detayı
24 Mayıs 2012 - Perşembe 12:48 Bu yazı 5134 kez okundu
 
Doğa Bilinci
FAHRETTİN ÇELİK
fahrettinçelik@hotmail.com
 
 
Doğa Bilinci   Doğayı, kendi kendini yenileyen, sürekli bir değişim ve gelişim içerisinde olan, sayısız canlı ve cansız varlıkların bütünü olarak tanımlayabiliriz. Yapaylığın dışında kendi öz yaratıcılığı ile kendi canlılığını oluşturan sınırsız farklılıklardan oluşur doğa… Kendi doğallığı içerisinde kaldığı sürece güzel, insanın ruhuna gıda, fiziğine katkı sağlayan, oldukça sistemli bir döngü olan doğanın korunması, doğanın bir parçası olan insanoğlunun birincil görevlerindendir. Doğa ile barışık olmak bizler için bir gereklilik ve zorunluluktur. Doğa ile uyum içinde, doğanın özünü bozmadan, doğayı kendimize uydurmaya çalışmak yerine, hayatımızı doğaya uydurmaya çalışmak geleceğimizi güvence altına almaktır. Dünyada insan eliyle doğanın tahrip edildiği görülmektedir. Bunun yanında doğanın bozulmasının engellenmesi için gerekli önlemler alınmamaktadır. Bunun neticesinde ne yazık ki, ülkemizde ve dünyada küresel ısınmanın etkileri hissedilir bir şekilde görülmeye başlandı. Bilim adamları dünyanın nefes alabilmesi için var olan termik santrallerin azaltılması ve kapatılması, bunun yerine temiz enerji kaynaklarına yönelinmesi gerektiğini söylüyorlar. Küresel ısınmadan en fazla etkilenecek bölgelerden biri de ülkemizdir. Bu olumsuz etkiler ülkemizi kuraklık problemi ile karşı karşıya getirecektir. Yanlış uygulamalarımızdan biri ve en önemlilerinden olan termik santraller tüm dünyada yasaklanmaya çalışılırken ülkemizde bunların hâlâ yaygınlaştırılmaya çalışılması doğaya karşı işlenen bir cinayet olarak gösterilmektedir. Bunun yanında çevre kirliliğine neden olan diğer faktörler insan sağlığını, bitki ve hayvan yaşamını, yeraltı ve yerüstü tabii kaynaklarımızı ciddi şekilde olumsuz etkilemektedir. Ülkemiz, kaplıcaları, doğal kaynakları, tarihi ve turistik yerleri, tatlı su kaynakları, doğal güzellikleri olan güzide bir ülkeyken hızla kurak, kirli, yaşanmaz bir hâl almaya başladı. Coğrafik ve meteorolojik olarak maalesef bozulmaya yüz tutmuştur. Gelişmiş ülkeler daha yaşanılır, doğal bir ortam yaratmak için milyonlarca dolar para harcarken, biz kendi elimizle geleceğimizi, çocuklarımıza bırakacağımız mirasın yok olmasına sebep oluyoruz. Çok değil, 20–30 yıl öncesinde tertemiz olarak devraldığımız dünyaya ihanet ettik. Bilinmelidir ki, bu dünya gelecek kuşakların emanetidir. Emanete ihanet ettiğimiz doğanın intikamı acı olacaktır. Doğayla barışık olmak, doğayı sevmek ve korumak, onun bir parçası olduğumuzun bilinciyle hareket etme zorunluluğumuz var. Gerçek anlamda istikbal topraktadır. Toprağın korunması için yaprağa ihtiyacımız var. Âşık Veysel: “Benim sadık yârim kara topraktır.” demiş. Biz de yârimize sadık olmaya çalışırsak bundan kârlı çıkacak olan gene biz oluruz. Çünkü bizim temiz bir çevreye ihtiyacımız var. Evet… Dünya hassas bir denge üzerindedir. Mükemmel bir döngü söz konusundur. Ancak, doğayı doğa yapan etkenlerden birinin eksikliği diğerinin yok olması demektir. Suyun olmaması bitkinin olmamasına, bitkinin olmaması suyun olmamasına nedendir. Bu çarkın dönmesi için doğal dengenin korunması gerekiyor. Çok da gecikmiş sayılmayız. Henüz iş işten geçmiş değil. Artık bu yanlış gidişata “dur” demenin zamanı gelmiştir. Birey ve toplum olarak üstümüze düşen görevi yerine getirmeliyiz. Gerekiyorsa elimizi taşın altına koyabilmeli, fedakârlık yapabilmeliyiz. Yoksa bu tempo ile giderse korkarım ki, ileriki zamanlarda yapabileceğimiz bir şeyler de kalmayabilir. İnsanoğlunun varoluşundan itibaren doğadan faydalanma, daha çok istifade etme hırsıyla adeta doğaya egemen olmaya çalıştık. Doğada var olan şeylerin sınırsız olduğunu düşündük. Faydalandıkça, daha çoğunu istedik. Doğadan faydalanmaya çalışırken kontrolsüz ve doyumsuz olduk. Bilim ve teknolojiyi geliştirip insan yaşamını kolaylaştıralım derken, insan yaşamını zorlaştırdık, hatta imkansız kıldık maalesef. İnsanların ve tüm canlıların geleceği için doğa bilincini ve sevgisini aşılamak adına çalışmalar yapmak, konu ile ilgili sivil toplum kuruluşlarında gönüllü faaliyetlerde bulunmak, bu konuda eğitim almak ve eğitim vermek, kısacası sorumluluk almak hepimizin görevidir. Yaşanılır bir doğada daha mutlu, umut dolu yarınlar dileğiyle…        
 
Etiketler: doğa, bilinci
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Şubat 2020
BAHTI KARA SAMSAT
1010 Okunma.
29 Aralık 2016
Baki Gazetecilerin Onurudur
4089 Okunma.
15 Ağustos 2016
ABD AKLI VE İSTİKLAL MÜCADELEMİZ
2794 Okunma.
14 Temmuz 2014
DÜNYA KUPASI MAÇINDA RUH HALİM
3991 Okunma.
06 Mayıs 2014
KENDİMİ ARIYORUM
4805 Okunma.
13 Nisan 2014
SEÇİM RÜZGÂRI
8544 Okunma.
24 Mart 2014
KIBRIS'TA GÜZEL İNSANLAR...
3612 Okunma.
24 Mart 2014
KIBRIS'TA GÜZELLİKLER...
3495 Okunma.
24 Mart 2014
ORDA BİR KÖY VAR; NİZAMİYE ARDINDA
4179 Okunma.
24 Mart 2014
DERVİŞ EROĞLU
4120 Okunma.
13 Mart 2014
GAP GAZETECİLER BİRLİĞİ VE KIBRIS
4192 Okunma.
30 Ekim 2013
ATASININ İZİNDE BİR DÜŞÜNCE AKIMI
4436 Okunma.
10 Eylül 2013
Dostluk Bilinci
5716 Okunma.
29 Temmuz 2013
MISIR’DA YAŞANANLAR…
4525 Okunma.
29 Temmuz 2013
RAMAZAN’DA AY ON DÖRDÜNDE
4153 Okunma.
23 Temmuz 2013
Kıbrıs Gezisi-7
4601 Okunma.
22 Temmuz 2013
Kıbrıs Gezisi - 5
4137 Okunma.
09 Temmuz 2013
Adıyaman Tanıtım Günleri-1
4335 Okunma.
09 Temmuz 2013
Adıyaman Tanıtım Günleri-2
4550 Okunma.
26 Haziran 2013
Sahnede Adıyaman
4309 Okunma.
07 Haziran 2013
Gönül Hikayesi
4318 Okunma.
13 Mayıs 2013
Bitmeyen Sevda; Samsat
4484 Okunma.
19 Nisan 2013
Gap Oskarı...
3861 Okunma.
11 Nisan 2013
Gül Kokuluya Hizmet
4454 Okunma.
26 Şubat 2013
Birlik Çalışanları...
4079 Okunma.
29 Ocak 2013
Fırat'ın İstifası
4640 Okunma.
20 Aralık 2012
Akşam Haberleri
4621 Okunma.
14 Aralık 2012
Suriye'deki Yangın
4415 Okunma.
30 Kasım 2012
Anayasa Ve Başkanlık Modeli
4272 Okunma.
15 Kasım 2012
İstanbul İzlenimleri 4
4158 Okunma.
13 Kasım 2012
İstanbul'un Taşı Toprağı Altındır
4532 Okunma.
12 Kasım 2012
İstanbul İzlenimleri
4548 Okunma.
22 Ekim 2012
Dursun Çavuş Ve Samsat
4941 Okunma.
16 Ekim 2012
Yazık Adıyamanspor'a
4413 Okunma.
03 Ekim 2012
Samsatlılar Derneği
4312 Okunma.
03 Haziran 2012
Sabah Namazında Ölümü Düşünmek
5314 Okunma.
01 Haziran 2012
HEY NEMRUT… NEREYE?
4809 Okunma.
18 Mayıs 2012
Adıyaman Ticaret Lisesi Ve Bilal Ercan
5402 Okunma.
16 Mayıs 2012
Elli Yıl Daha Bekleyelim..
3617 Okunma.
15 Mayıs 2012
Gül, Gül Kokan Kabri Ziyaret Edecek
4753 Okunma.
17 Nisan 2012
Ne kadar değer Vermeli
5432 Okunma.
28 Mart 2012
Dil Bilinci
5050 Okunma.
02 Şubat 2012
ŞİMDİ BÜTÜN SURİYE HAMA OLDU
4424 Okunma.
26 Ocak 2012
DEVLET BİLİNCİ
4575 Okunma.
18 Ocak 2012
BÖYLE HOCA OLUR MU?
4939 Okunma.
16 Ocak 2012
SOĞUK MEMLEKETİN SICAK İNSANLARI
4612 Okunma.
29 Aralık 2011
SAMSAT İÇİN NE YAPMALI
4353 Okunma.
20 Aralık 2011
TREN GELİR HOŞ GELİR
5104 Okunma.
19 Aralık 2011
YİNE DPĞALGAZ MESELESİ
4466 Okunma.
29 Kasım 2011
DOĞALGAZ ÇİLESİ..
3976 Okunma.
23 Kasım 2011
KENDİ MEMLEKETİMİ SEVMEK İSTİYORUM
4643 Okunma.
15 Kasım 2011
DEMOKRASİ BİLİNCİ
5092 Okunma.
24 Ekim 2011
DAVRANIŞ BİLİNCİ
4371 Okunma.
20 Ekim 2011
YİNE AYNI SAHNELER
4390 Okunma.
17 Ekim 2011
ÇEVRE BİLİNCİ
4658 Okunma.
14 Ekim 2011
TAYYİP ERDOĞAN'IN GÖZYAŞLARI
4945 Okunma.
14 Ekim 2011
SAMSAT'TAN AYRILIRKEN
4835 Okunma.
06 Ekim 2011
OYUMZU KİME VERSEK?
5273 Okunma.
12 Ağustos 2011
AKMERCAN'A TEŞEKKÜR
5121 Okunma.
31 Mayıs 2011
ÇİRKİN KASET SAVAŞI
4830 Okunma.
Haber Yazılımı