Yazı Detayı
07 Haziran 2011 - Salı 16:12 Bu yazı 5679 kez okundu
 
KURDEK DAĞINDA Kİ ÇEŞME
ABDURRAHMAN KURTBEY
a
 
 

KARAKOLLUK OLMUŞ, TOPAL ÇEŞMEM…  

Ömer Satılmış, Adıyaman’ın Gerger ilçesine bağlı Burçaklı köyünde yaşıyor.

Tüm köydeki gençler gurbete gidince o da “Hele bir gideyim ne var ne yok bu gurbet denen yerde” diye…   Uzun ve bir o kadarda meşekatli bir yolculuğunun sonunda gurbet ele ulaşmış Gergerli Ömer. Gurbet denen bu elde bu insanlar ne yapar ne eder araştırmış. Nerdeyse tüm çevre hamallık yapmaktadır. Kendi kendine düşünmüş “ben köyümde kalsam, çiftçilik yapsam bu hamallıktan iyidir” diye, ve kararını vermiştir Gergerli Ömer, köyüne dönecek ve düşündüklerini yapacak..

Köyüne dönmeyi tercih etmiş, etmiş ama bu o zamanın şartlarındaki çaresizlik belki de köyüne olan bağlılığı…   Köye döner dönmesine ama çiftçilikle geçinmenin zorluğunu da anlar bu dönüşte… Farklı arayışlara koyulur ve nihayetinde elde avuçta ne varsa biriktirdiği üç beş lira ile bir taksi alır ve başlar taksiciliğe. İşine bağlığı çalışkanlığı halk tarafından benimsenmesine neden olur. Gurbette ve çiftçilikte aradığını bulamadığını taksicilikte elde eder Gergerli Ömer…  

Geçen yıllarda ansızın annesini kaybeder taksici Ömer… Vefat eden annesine bir hayır dua edilmesi maksadıyla, Kurdek dağının yamacındaki Serev mevkinde boşa akan pınarı düzenli bir çeşmeye çevirme kararı alır. Niyeti oradan geçen insanların bir tas su içmesi ve sevgili anneciğine bir hayır dua etmesi… Düşüncesi güzel hayır işleme düşüncesi… Ama nerden bilir ki başına gelecekleri taksici Ömer…  

Karar verilmiş, inşaat işleriyle uğraşan bir ustayla konuşulmuştur. İş artık inşa etme noktasına gelmiştir çeşmeyi. İlçe merkezinden uzaklığı yaklaşık 20 kilometre olan dağ yolunu kullanarak yaylaya taşınır inşaat malzemeleri. Usta ve kendisi koyulurlar işe yaklaşık üç gün sürer inşaat. Üçüncü günün sonunda yaptığı bu güzel çalışmadan duyduğu memnuniyetle içi rahat bir şekilde evin yolunu tutar taksici Ömer…   

Sabah işe gitmeye hazırlanırken ilginç ve inanılması güç haberi alır. “Senin çeşmeyi şikayet etmişler jandarmaya ” şaka yapılıyor diye güler… Haberi verenler ısrar edince “olabilir mi?” diye düşünmeye başlar…. Evet, haber gerçektir. Ama nedense inanmak istemez bu olup bitenlere…“Gözlerimle görmezsem inanmam”.. der, ve ekmek teknesi taksisine biner soluğu karakolda alır. Yolda giderken kendi kendine bu işe anlam vermeye çalışır, “Boşa akan bir su kime ne zararım dokundu ki sadece bir hayır yapmak istedim”   Şikâyetin gerçek olduğunu Gerger İlçe jandarma karakolunda öğrenir ve dünyası yıkılıyor Ömer’in, “Acaba yanlış mı yaptım” diye kendi kendini sorgulamaya başlar.  

Ertesi gün yolu çeşmeye düşer taksici Ömer’in çeşmeden bir tas su içmek ister, çeşmeye vardığında ne görsün, Aman Allah’ım! Çeşmenin bir yanı kasten yıkılmıştır.   Ömer oturur… Bir yandan çeşmenin o yıkık haline üzülürken, diğer yanda Anneciğine bir sevap dokunur diye bunca yapılan emeğin karşılığı bu mu? diye.   Uzunca bekler çeşmenin başında… Sonunda şu karara varır. “Bu işe bir emek verdim. Vazgeçmek bana yakışmaz” diyerek ustaya telefon eder. Olup bitenleri teker teker ustaya da anlatır. O da üzülmüş taksici Ömer gibi. Neticede ortada büyük bir emekleri vardır….  

Çeşmeyi onarmak için gerekli malzemeler temin edilir ve ertesi sabah erkenden ustayla birlikte işe koyulur. Bir gün süren onarımdan sonra çeşme eski haline gelmiştir. Çeşmenin başından ayrılırken “İnşallah bir daha bize iş çıkarmaz” temennisi ile evinin yolunu tutar.   Evine dönen Ömer, üzüntü ile sevinci bir arada yaşarken “Tekrar yıkılır mı?” düşüncesi de aklını kurcalamaktadır… 

Ömer uyumaya çalışır ama rahat değildir, hala aklı olup bitenlerdedir, anlam veremez bir türlü… Böyle karışık duygularla sabaha dek uyumaz taksici Ömer…   İşte Gerger… İşte halkımızın maneviyata verdiği önem ve ehemmiyet…

Bir müddet kendinizi Ömer’in yerine koyarak empati yapmaya ne dersiniz.  

Abdurrahman Kurtbey / Gergerhaber        

 
Etiketler: kurdek, dağinda, ki, çeşme
Yorumlar
Haber Yazılımı