Haber Detayı
22 Temmuz 2010 - Perşembe 00:00 Bu haber 2111 kez okundu
 
ADIYAMAN TAVASI...
TEKNOLOJİ Haberi
ADIYAMAN TAVASI...

Adıyaman tavası ne hoştur havası…   “Oy aman aman burası Adıyaman. Alem düşman kesilir seni sevdiğim zaman”   Bu dizelerle başladı gece.   Etler Çelikhan’dan, domatesler Samsat’tan, biberler Kahta’dan, Salça Tut’tan. Üzüm Besni’den, Erik Gölbaşı’ndan, Ekmekler Gerger’den, pırparlar Sincik’ten gelmişti.   Pirinli Nusret Usta’nın ellerine yapışınca hepsi güzel yemek olmuştu.   Bulgur desen tüm Adıyaman’ı içine almıştı...        *** Koca koca tepsilerde pişmiş güzel insanların önüne konmuştu.   Adıyaman Tavası, meşhur bulgur pilavı ve pirpirin çorbası vardı.   Çay vardı meyve vardı. Sohbet deseniz o bambaşkaydı.        *** Avukat H. Mehmet Baykurt’un ev sahipliğinde, Gazeteci kardeşim, Beykoz Belediyesi Basın Danışmanı Abdurrahman Cüneyd Fidancı’nın organizasyonunda gurur abidemiz Adıyamanlılar Kültür Merkezi’nde eğlence vardı, hasret vardı.   Elerliyle dağıttı yemekleri Mehmet Baykurt, gönlüyle karşıladı konukları...        *** Şair, tarım politikaları uzmanı Cumali Ünaldı, Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısı Hacı Orhan, Adıyamanlılar Vakfı Genel Müdürü Hüseyin Gözgü, Ünlü Ağır Ceza Avukatı Abdurrahman Cebe, Avukat Abdurrahman Dursun, Ressam Remzi Taşkıran, Sanatçılar; Yaman, Tuncay Okutan, Şairler Ziya Taştan, Cumali Balıkçıoğlu, İş adamlarımızdan; Faysal Yıldırım, Ender Açıkgöz, Ali Eman, Ramazan Baykurt, Gökhan Bayram, dershaneler sahibi Ahmet Sivil, Gergerhaber Yayın Grubu Başkanı Abdurrahman Kurtbey,   Yılmaz Çalış, Hüseyin Aksoy, Behçet Elcik ve aklıma gelmeyen onlarca dost ahbap.   Başka illerden de vardı.   Diyarbakırlı İş adamı Cuma İçten, Ordulu Avukat Mehmet Başbuğ, Bitlisli Resul Yurdan, şeref konuklarıydı.   Adıyaman tavamızı yediler öve öve bitiremediler.        *** Tanıştırma faslı bir alemdi doğrusu.   Abdurrahman Cüneyd Fidancı konukları tek tek tanıttı. Hem de meslekleri ve kişilikleriyle.   Fidancı’nın araştırmacı kişiliği sayesinde herkes birbirini daha iyi tanıdı. Yoksa öbür türlü; “Ben bilmem kim Adıyamanlıyım” denip geçiliyordu.   Avukat Mehmet Baykurt hiç boş durmadı. Gözü konuklardaydı. Bir eksikleri, bir istekleri olur endişesiyle kolaçan ediyordu etrafı. Misafirleri ağırlamanın mutluluğu yüzüne yansımıştı.   Sağ olsun var olsun…        *** Yaman, Tuncay Okutan ve Remzi taşkıran türkülerle, Cumali Balıkçıoğlu, Ziya Taştan şiirlerle renk kattılar ortama.   Bu arada aramızda kalsın; herkes tavayı birer tabak yerken, ben çaktırmadan bir tabak fazla yedim. Ne yapayım dayanamadım. Adıyaman tavasıydı ya ondan işte.        *** Bu son geceydi.   Son derken, yaz arası verildi. Sonbaharda ölmez sağ kalırsak, bu güzellikler devam edecek.   Başlıkta da dediğim gibi; Adıyaman tavası ne hoştur havası…   Fethi AKAR
Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı