Haber Detayı
19 Temmuz 2010 - Pazartesi 00:00 Bu haber 2175 kez okundu
 
ZİYA TAŞTAN'IN KALEMİNDEN 12 EYLÜL
SİYASET Haberi
ZİYA TAŞTAN'IN KALEMİNDEN 12 EYLÜL

  ON İKİ EYLÜL Yazdığı şiirlerle Adıyaman kamuoyunda bir sevgi yumağı oluşturan hemşerimiz Ziya Taştan on iki eylülü kaleme aldığı bir şiiri sitemize gönderdi.   Özellikle Adıyamanlılar Vakfında ki çalışmaları ile halkımızın duygularını, özlemlerini şiir tadında aktaran, hemşerimizin Özellikle Adıyaman’ı konu aldığı Adıyaman şiiri, birçok Gazetelerde, Dergilerde ve internet sitelerinde okuma rekoru kırıyor.   Bundan bir süre önce sitemizde de yayımlanan, Türk Kürt kardeşliğini ön planda tutarak cennet vatanımızı yanlış yönde değerlendirip halkımızı birbirine karşı düşman etmek isteyenlere cevap niteliği taşıyan şiiri, birçok okurumuz tarafında ilgi ile izlenmişti.   ZİYA TAŞTAN KİMDİR? 1965 Yılında Adıyaman da doğdu 10 yıl buyunca Adıyaman itfaiye müdürlüğü görevinde bulundu. Adıyaman’da çeşitli görevlerde bulunan Şairimiz, Adıyaman memur-sen Şube başkanlığı görevlerinde bulundu. Halen Bahçelievler belediyesinde görevini sürdürmektedir. Ayrıca Adıyamanlılar Vakfı kültür Komisyonu Başkanlığını yürütüyor. Şiir dalında çeşitli ödülleri bulunan sanatçımızın sinema dalında çeşitli belgesellerde kamera asistanlığı ve belgesel film denemeleri de mevcuttur. İşte Şairimizin bizzat yaşayıp kaleme aldığı ve memleketimize bir Karabasan gibi çöken postal seslerini konu aldığı Şiiri…     ON İKİ EYLÜL… İbibikler öterken,Kalk!..sesiyle uyandım Cennet vatan, düşmanların işgalinde sandım. Ata yurduma yapılmış, yine bir ihtilal, Odalarda zelzele, anam-babam ise lal   İğnesi kırık av tüfeği suç… Girdi kayda, Ak saçlı yaşlı babam yalvarır, etmez fayda Emir almış büyüklerden ana kuzu asker Darbeciye öfkeli, çeker sineye çeker…   Siyah beyaz ekranlar açıldı, paşalar boy boy Fırınlar kapalı, ekmek yok pilav ile doy. Günlerce aç kaldı çocuklar duvar dibinde Kin nefret doğdu o sevgi dolu kalplerinde   Aydınlık yarınlara prangalar takıldı Kütüphaneler tarumar, kitaplar’da yakıldı. Sayısız yiğitler kayboldu, ocaklar söndü Bir cihan devlet, kırk yıl geriye döndü   Meydanlarda Erganakon terör gibi eser Elinde makas, saç-sakal bıyıkları keser. Ulu Baba ağlar, muhbir olmuş yedi emin, İki büklüm divanda, yalan üstüne yemin.   Karabela lakaplı Erganakon’a yaver, Bela arıyor, dilinde anavrat küfürler. Puslu yollardan gelir, belinde tabancası Tiz bir sesle iner, dükkânların darabası.   Akşam karanlığı çökünce, her yer virane Rüzgârın uğultusunda ağlayan bir anne, Titrek titrek, yavrusunu bekliyor eşikte, Hayal dünyasına dalmış, niniyle beşikte.   Yıllar yılı dinmedi acı, nice anneler yasta, Sırlarla kaplı topraklar, belki de nadasta. O gün, Pirin Palas’ta işkence çığlıkları Hala duyulur, Şehr-i Perre’de yankıları.   Ziya TAŞTAN 
Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı