Haber Detayı
30 Haziran 2010 - Çarşamba 00:00 Bu haber 1924 kez okundu
 
AKREBİN ZEHİRİ İLE ÖLEN ÇOCUK VE ÇARESİZ GERGER
SPOR Haberi
AKREBİN ZEHİRİ İLE ÖLEN ÇOCUK VE ÇARESİZ GERGER

VAH BENİM SAHİPSİZ GERGER'İM...!! Adıyaman’da, yönetmenliğini yaptığım Doğuş Gazetesi’nin 29 Haziran 2010 tarihli sayısının manşet haberlerinden birisini okuyan herkes gibi ben de büyük bir acı hissettim. ...“Sağlıkta Skandal! Akrebin Soktuğu Çocuğa Serum Takamamışlar” başlıklı bu haberi okuyup da üzülmemek, yüreğinde büyük acı hissetmemek mümkün değil. Düşünsenize, 4 yaşında, minicik bir çocuk, küçücük elleri, ayakları, yüreği, gözleri var… O minicik yanakları, dudakları, burnu, bedeni ve ruhuyla 4 yıldır dünyamızda yaşıyordu… Benim oğlum da 4 yaşında, o da, yani söz konusu skandala kurban olan Adem Çakır da onun boylarında, kilosundaydı… Oğlum gibi o da annesi-babası ve diğer çevresindekiler gibi gelecek vaat ediyordu, umuttu yani. Oğluma her sarıldığımda benim olan dünyalar, Adem’i her sardığında dünyaların sahibi olan ailesinindi aynı zamanda… Ama onlar artık Adem’inden, Adem’lerinden mahrumlar… O minik beden, o cıvıl cıvıl şakıyan dil, bal dolu yanak yok artık… Sebebi ise beceriksizlik… Minik Adem Adıyaman’ın Gerger ilçesine bağlı Cevizpınar köyünde yaşıyordu… Tabi bir akrep tarafından sokulmadan önce… Akrebin sokmasını müteakip ailesi tarafından ilk önce köydeki sağlık ocağına, oradan Gerger Sağlık Ocağına götürülüyor… Burada ilk müdahale denilen şey yapılıyor… Nedir bu bilmiyorum, yani akrebin soktuğu bir çocuğa nasıl bir ilk müdahale yapıldı acaba diye merak ediyorum… Sonra da Kâhta Devlet Hastanesi sevk ediliyor. Adıyaman’ın Kâhta ilçesi ile Gerger ilçesi arası en hızlı gidiş gelişle 2 saati buluyor… Kısacası, akrebin zehriyle ölüme adım adım yaklaşan o minicik beden üçüncü sağlık merkezine kadar dayanıyor… İçinden “dayan yavrum” diyen ailesinin bütün dualarıyla Kâhta Devlet Hastanesine ümitle koşturulan Adem’e serum takmaya çalışılıyor… Ama beceriksizlik sonucu damarı bulunamıyor… Yani Adem’e serum takılamıyor… Bu defa da şehir merkezine, yani Adıyaman’a sevk ediliyor… Yaklaşık 40 dakikalık bir yolculuk sonrası, bu defa da Adıyaman Devlet Hastanesine gelen minik beden yine dayanıyor, burada nihayet seruma kavuşuyor ama iş işten geçmiştir artık… Hayata gözlerini yumuyor… Sanırım ilgili ve yetkililer, acılı aileye başsağlığı dilemiş ve özür dilemiştir, hatta yoğun işlerinden fırsat bulan devletin bütün bürokratları koşturmuştur Gerger’e ve taziye dileklerini sunmuştur… Evet, sanıyor ve inanıyorum… Kesinlikle böyle olmuştur. Evet, evet… Sanıyor ve inanıyorum ki; Adem’in acılı ailesine gidilmiş ve “Sağlıkta büyük başarılara imzaların atıldığı Adıyaman’ımızda ve hatta Türkiye’mizde minicik Adem’e serum takmayı beceremedik, lütfen bizi af edin denilmiştir…” Ya da henüz yoğun gündemle meşgul olunduğundan en kısa zamanda bütün protokol mensuplarının ilk gidecekleri yer minik Adem’in taziyesidir… (Tabi, bu tür eleştirilere dayanamayıp sitem eden beceriksizliğin mimarları İhlas Haber Ajansının kısa bir fotoğrafsız haberinde, satır arasında geçen bu hatalarını manşete ve köşe yazısına taşıyarak içimi döktüğüm için bana “ne yaptın kardeşim, senin başka işin mi yok” deme ihtimali de var… Canları sağ olsun, nasılsa Adem bir köylü ailenin belki de hakkını aramayı bile bilmeyen bir gariban ailenin çocuğudur… Bizler manşetlere taşıyıp gündeme getirmezsek unutulacaktı belki de… Ama söz konusu beceriksizlerden özür dileyerek, köşeme aldım, ne yapabilirdim başka… Allah diğer çocuklarımızı onların beceriksizliğinden korusun. Allah kendi çocuklarını kendilerine muhtaç etmesin… Evlat acısı zordur, Allah kimseye yaşatmasın, Adem’in ölümü herkese ders olsun. Amin.) M.Emin Danış
Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı