Haber Detayı
03 Mart 2015 - Salı 15:58 Bu haber 4814 kez okundu
 
Lüksünüz Yok CHP'ye Oy Vereceksiniz
- Haberi
Lüksünüz Yok CHP'ye Oy Vereceksiniz

Geçtiğimiz seçim döneminde seçmenlerine yönelik yaptığı açıklamada "tıpış tıpış sandıklara gideceksiniz" sözleri ile seçmenlerinden büyük tepki alan Kemal Kılçdaroğlu yeni bir talihsizliğe imza atarak kendine en büyük kötülüğü yaptı.

Kılıçdaroğlu seçmenlere "Lüksünüz yok; geleceksiniz CHP'ye oy vereceksiniz" dedi.

YURTTAŞLARA EŞİT YAKLAŞACAĞIZ

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

Görüşü ne olursa olsun, inancı, kimliği ne olursa olsun bütün yurttaşlara eşit yaklaşacağız. Bunu herkes çok iyi bilsin. Şimdi baskı uygulanıyor, işadamlarımız üzerine, şirketler üzerine… Buna asla izin vermeyeceğiz, bu konuda sözümüz söz.

GELECEKSİNİZ, CHP'YE OY VERECEKSİNİZ

Ülkenin içinde bulunduğu şartları siz çok daha iyi biliyorsunuz. Doların her yükselişinin maliyetini siz çok daha iyi biliyorsunuz, ülke böyle bir yönetime teslim edilemez. Sağlıklı çalışan bir devlet idaresi istiyorsanız, herkese eşit yaklaşan bir siyasal anlayış istiyorsanız, lüksünüz yok, tek adresiniz var. Geleceksiniz, CHP’ye oy vereceksiniz.

OYUNUZU MUSTAFA KEMAL'İN PARTİSİNDEN YANA KULLANIN

Ülkenin içinde bulunduğu şartları çok iyi biliyorsunuz, hala ve hala korkuyorsunuz. Neden korkuyorsunuz, kalkın ayağa, yürekli olun biraz, korkmayın. Bu ülkenin bağımsızlığı ve onuru için korkmayın. Baskıya boyun eğdiğiniz sürece, baskı hafiflemeyecek artacaktır. Ben size söylüyorum, CHP’nin genel başkanı olarak söylüyorum, daha dik durun, daha onurlu durun, ödün vermeyin. Sandığa gittiğinizde oyunuzu Mustafa Kemal’in partisinden yana kullanın.

ONLAR SALDIRDIKÇA YOLUMUZ AÇILIYOR

Bir anket şirketi çıktı, AKP'nin oyları düştü. Vay sen misin anketi yayınlayan. Basıyorlar. Gazeteye müfettiş gönderiyorlar, yazı işlerine müdahale ettiriyorlar. Biz bunları asla uygun görmedik ve savunmayacağız. Bakınız bugünlerde havuz medyasını bir telaş almış, CHP’ye biraz daha saldırıyorlar. Onlar saldırdıkça iktidar yolumuz açılıyor. Biraz daha saldırmazsanız namertsiniz.

Hiç kimsenin gazetesine el koymayacağız, herkes yayını özgürce yapacak. Ama bir şey yapacağız, o gazetelere giden hortumları sözüm söz keseceğiz.

ÖZGÜRLÜK GELDİ DE BİZ Mİ KARŞI ÇIKTIK?

Silah bırakma konusunda bir çağrıydı. Sordular gazeteciler, ne diyorsunuz diye. Cevap gayet açık. Silahın olmadığı, insanların öldürülmediği bir Türkiye hepimizin özlem duyduğu bir Türkiye’dir. Ama bu açıklamayı 10 maddeyle şekillendirdiler. 10’unu da okudum. Özgürlük diyor, barış diyor. Her şey diyor. Özgürlük geldi de biz karşı mı çıktık, barış geldi de karşı mı çıktık?

Şifreli metnin arkasında ne var. Onu biz bilmiyoruz. Bir gazeteci arkadaşımız 10 maddenin şifrelerini yazdı. Benim merak ettiğim nokta var. Özgül ağırlığı olan biri vardı. Ortak açıklama olmayacak tak ortak açıklama yaptıklar. 1 grama inmiş özgül ağırlığı sıfırlamış oldu.

MUTABAKAT GERÇEKTEN VAR MI?

Benim merak ettiğim bir soru var. Bu açıklama konusunda bir mutabakat var mı? Eğer mutabakat varsa mutabakat konuları ayrıntılarıyla var mı? Biz bunu bilmek isteriz. Eğer mutabakat yoksa neden toplantıdan sonra AKP’yle HDP birbirini suçlamaya başladı. Barışın karşısında olan kimse yok ki. Birisi ekmek yiyor da elinden gidip ekmeği mi aldık. Birinde silah var da biz ateş etmeye devam et mi dedik.

GÜVENSİZLİKLE İNŞA EDİLEN SÜREÇ BARIŞ GETİRMEZ

Bu anlayışla barışın geleceğine inanmıyorum. Güvensizlik üzerine inşa edilen bir süreç barış getirmez. Hemen açıklama yapıldı barışın önündeki en büyük engel AKP’dir diye, hemen ardından açıklama geldi engel HDP’dir diye. Çok açık söyleyeyim, AKP’yle HDP arasında seçim işbirliği var. Birlikte bu işi götürmek istiyorlar. Yaptıkları budur, işbirliği. Bu sorunu çözecek olan tek parti CHP’dir.

SEÇİM BARAJI DEMOKRASİNİN ÖNÜNDE ENGEL

Bütün aydınlara, kendisini solcu görüp etnik kimlik üzerinden siyaset yapanlara… Bir, Türkiye’nin en temel sorunun CHP çözer. Bunu herkes çok iyi bilsin. Biz samimi ve dürüst olacağız. Seçim barajı… Demokrasinin önündeki en ciddi engeldir. Kaldırın dediler, kaldırmıyoruz diyorlar. Arkadaşlara söyledim ki yüzde 10 seçim barajının kaldırılması konusunda kanun teklifi verin, samimi miyiz, değil miyiz görsünler.

BARAJI İNDİRİN ANAYASA İÇİN DESTEK VERECEĞİZ

Efendim şimdi zaman geçti Anayasa’nın da değişmesi lazım. Barajı indirin, anayasadaki değişiklik için de destek vereceğiz. Yüreğiniz varsa gelin. Bunları yapmıyorlar, kendi aralarında pazarlıklar var. Suçlanacak kişi olarak da CHP’yi görüyorlar. Kürt kökenli bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Nerede yaşıyorsanız. Samimi ve dürüstüz, ahlaklıyız. Demokrasiyi istiyoruz, etnik kimlik, inanç üzerinden siyaset yapmıyoruz. Birinci sınıf demokrasi herkes için gelsin, hepimiz için gelsin.

CHP’ye güveneceksiniz, bu sorunun çözümü konusunda güveneceksiniz. Nasıl emekliye ramazan ve kurban bayramında birer maaş ikramiye sözü verdiysem, bu sorunu çözmenin yolunu yöntemini de ben biliyorum. Şimdi kendisi demokrat olmayan, Meclis’e baskı yasaları getiren bir iktidar bu kadar temel bir sorunu çözebilir mi?

BU YASAYI PARLAMENTODAN GEÇİRTMEYECEĞİZ

Ortaçağ’a doğru gidiyoruz. Arkadaşlarımız direniyorlar, bu yasayı geçirmemek için mücadele ediyorlar .Saat saat, dakika dakika. Bu yasayı bu parlamentodan geçirtmeyeceğiz. Kendisine demokrat diyenlere bakın, sözde demokrasi getirecek. Bunlar getiremezler, diktatörler demokrasi getiremez. Hala bu gerçeği öğrenemeyenler var. Devleti baskı organı haline getirenler demokrasi getiremez. Kendisi sorun olan bir hükümet sorun çözemez. Bakın iç güvenlik yasasını üç temel esası var. Bir, cumhuriyet savcısına verilen valiye, iki vali polise, üç kolluk güçlerinin yetkisi artırılıyor. Hani hukuk devletiydi?

Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı