Haber Detayı
15 Temmuz 2017 - Cumartesi 10:44 Bu haber 2910 kez okundu
 
En Uzun Gece..!
- Haberi
En Uzun Gece..!

Vahdet’e iman edenlerin, yürüdüğü yoldur şehadet.

Şüheda varsa bir gece de, duaya icabet vardır.

Önden Abdullah yürür, ardından evladı Tayyip ve binler..

Menzile şehadet konunca, köprüler sırat oluverir, öğrendik..

 

Vatan, haine yurt olacaksa, kurt olunur çakalların karşısında.

Ve Vatan, satana mesken kılınacaksa, evvelden yürümeye başlar Ömer Halisdemir..

Şehadet parmaklarının, tankları ezdiği gecedir 15 Temmuz..

17 yaşında, Mahir yürüyordu o gece, annesine ‘’siz yaşlısınız, en önde ben yürüyeceğim’’ diyordu ve yürüyordu.

 

 16 Yaşında Engin vardı o gece İman meydanında.

Babası sakat diye, Malatya’dan İstanbul’a tekstilde çalışıp ailesine bakmak için gelmişti iki kardeşiyle.

‘’Vatanı hainlere teslim etmem’’ dedi ve fırladı derme çatma evinden.

Naaşı tanınmaz halde olan Engin, 5 gün sonra bulundu…

 

 Halil İbrahim Yıldırım, 15 yaşında Şanlıurfalı idi.

Babasının kolundan tuttuğu gibi Vatan müdafaasına koşarak gitti.

Arkadan vurdular Halil İbrahim’i.

Babası önce düştü zannetti, sonra başının arkasından kanlar boşaldı eline..

 

Gece karanlıktı, ihanet çökünce geceye ve yanınca yürekler, katrana döndü saatler. 

Her saatine 50 şehit,500 gazi ve milyonlarca yangının şahit olduğu gece.

Batuhan Engin Boğaz Köprüsünde cihatta iken, 90 yaşında Bekir amca Kızılay’da,

80 yaşında Ümmühan teyze tekerlekli sandalyesinde meydanlardaydı.

 

Her darbe Halil İbrahim Kantarcı ağabeye vuruluyordu sanki.

28 Şubatta henüz 16 yaşında tutuklanmış, ipler hazırlanmış sehpa kurulmuş,

idam edeceklerdi Dava Eri Halil İbrahim’i.

İlahi Adalet müsaade etmedi buna ve tam 9 yıl suçsuz yere yattıktan sonra tahliye edildi.

15 Temmuz’da, ‘’bir daha asla’’ diyerek, yürüdü Çengelköy Karakolu önüne.

Arayıp bulamadığı şehadeti, her gün geçtiği

O karakolun önünde buldu.

 

 Ankara’nın ayazı, ihanetin ateşine tanıklık ederken, tanklar ve uçaklar ölüm kusuyordu.

Özel Harekata atılan bombalar, 42 polisimizi şehadet durağına götürürken, nice elem dolu hikayeleri ardında kalıyor.

 

 3 yaşında ki oğlunu kocasına teslim eden Demet Sezen,

emir gelmeden Gölbaşı Özel Harekat başkanlığına gidiyor ve bir daha ANNE sesini işitemiyordu..

Adanalı, Ahmet ve Mehmet Oruç ikizler, birlikte Dünya’ya geliyor, birlikte ahirete göçüyordu.

Ahmet, 2 ay sonra baba olacakken, anne karnında ki evladını yetim bırakıyor alçaklar..

 

 

 O gece, bizim şahit olduğumuz en uzun gece, kamyon kasalarında mahallenin delikanlılarını taşıyan Şerife ablayı, askerlerin karşısında dimdik duran Safiye Bayat’ı, tankın önüne can siparane yatan Metin Doğan’ı, Vasfi Yılmaz’ı, tanka el koyarak uzaklaştıran Mehmet Köse’yi, Nice isimsiz kahramanları, gazileri, şehitleri UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZBiz şehitlerimizi DEMOKRASİ için değil, Ümmetin boynu bükülmesin, İslam’ın son kalesi yıkılmasın, bir yıkım daha yaşamasın imanlar diye verdik ve şehitlerimizi ‘’Allah yolunda ölenlere ölü demeyin’’ ayetine muhatap bilecek ve öyle anacağız


Mustafa GENCO ( Gerger Haber Yazarı)

Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı