Haber Detayı
26 Mayıs 2017 - Cuma 11:59 Bu haber 2386 kez okundu
 
Bir avuç çekirdek...
- Haberi
Bir avuç çekirdek...

Bir avuç çekirdek...

Küçük elinin avuçuna sıkıştırdığı çekirdeklerini tebessümle uzattı;"alır mısın?"
Adı Cuma ,2. Sınıfa gidiyor. Babası yok.Yani yetim!
Urfanın siverek ilçesinin yoksul mahallelerinden birinde annesi ve babannesiyle birlikte yaşıyorlar.

İnsan sağlığının kıymetini kaybedince daha iyi anlıyordu.
Bende de öyle oldu.
Küçük bir ameliyat zannı ile yattığım hastaneden ardı ardına üç ameliyat ile üç hafta kalarak eve çıkınca ,bende anlamıştım.
Ardından yine üç haftalık bir fizik tedavi süresini bitirdim.
3. Ameliyat masasında teslimiyetimi Allaha verirken,önce tövbemi ettim.
Hayatın bir göz kapamak kadar kısa olduğundan şüphem yoktu.
Narkoz insanı uyutuyordu.
Tüm acıları hissetmeden...
Ardından belki o gözler bir daha açılmaya bilirdi.
Bu konuda, benim bir korkum ve hüznüm yoktu.
İki koluma serum takılmıştı.
Ve ben hayatımı gözümün önünden geçiriyordum.
Üst üste üçüncü ameliyata girmenin sıkıntısı elbette vardı.
Yıllardır yoksul ve yetimlere yardım için
Elimden geleni ailem ile birlikte yapıyorduk.
Gözümün önüne afrikalı yetimlerim geldi.
Birden,bir sene önce gittiğim Urfanın Siverek ilçesinin köy okullarında tanıdığım yoksul öğrencilere aklım takıldı.
"Allhım ,eğer bu masadan sağlığıma kavuşup kalka bilir isem,ben o yetim ve yoksulların yanında olmak istiyorum.
Rabbim bana o meleklere,
Bayram sevinçi yaşatmayı nasip eyle."
Diye dua ettim.
Ve kendime söz verdim.
Rabbim nasip etti ayağa kalktım.
Mayıs ayının bir salı gününde hastaneden çıktım.Ve perşembe günü Allaha ve kendime verdiğim sözü yerine getirmek için Urfa yoluna koyuldum.

Bir şey anladım ki!!
En kuvvetli ağrı kesici;"mutluluk muş"
Onca ağrımın üstüne şifam oldu.
O miniklere sarılmaktı gerçek mutluluğum.

Yetimlere bayramlık dağıtımı yanında,
İhtiyaç sahibi ailelere de kumanya yardımı yapıyorduk.
Güzel bir ekibim vardı.
Yunus hocam(edebiyat öğretmeni)
İsa hocam(kimya öğretmeni)
Özkan hocam(bilgisayar öğretmeni)
Ve bizimle sokak sokak evleri gösterip yardımcı olan henüz 20 yaşında kar yağız yakışıklı Çağlar evladım ile
Yardımları ulaştırıyorduk.
Bu yardımlar için beni maddi olarak destekleyen dostlarımı asla unutmuyorum.

Sivereğin yoksul bir mahallesine gitmiştik. Sokak kapısının önünde oturan iki tane oğlan çocuğunun yanına yaklaştım.
Ellerinde çekirdek vardı.
Bende onlar ile muhabbet olsun diye
"Bana çekirdek yokmu?"dedim.
Bir tanesi kıyıp avuçundaki az kalmış çekirdekleri bana veremedi.
Ama Cuma adındaki kara oğlan ile işte böyle tanıştık.

Bu yaşta bu merhamet !
Cuma nın çekirdek paylaşımı benimle kalmamıştı.
Avuçundaki az kalmış çekirdekleri yanımdakilere de vermek istedi.
Bu hareketi bizi çok mutlu etmişti.
Yunus hoca ve ben arkadaşlarına da çukulata alsın diye avuçuna para koyduk.
Sonra kumanya yardımını yapmak için apartmana girdik.
Dualarını alıp tam apartman kapısından çıkarken,Cuma elinde kalan para üstünü uzattı."teyze buyur "dedi.
Yoksul ve yetim bir çocuk olmasına rağmen para üstünü cebine koymamıştı.
Bir kere daha yüreğimize girmişti.
Tevafuk ki,yardım yaptığımız ailenin oğluymuş.
Cuma küçücük yüreği ile o kadar büyük bir ders vermiştiki.
Hiç tanımadığı yabancı bir teyzesine sevgi ve merhamet nasıl olur göstermişti.
Cuma kürttü.
Ben ise Türk.
Ama bunun önemli olmadığını ve bizim tek nefes olduğumuzu kanıtlıyordu.

Bir gün sonra Cuma yı bu merhametinden dolayı mükafatlandırmak için,ellerimizde poşetler ile evlerine gittik.
Cuma sokakta oynuyordu.
Annesi seslendi;"Cuma senin teyzen gelmiştir"
Cuma öyle bir koşup bana sarıldı ki!!
Elimde ne var diye asla bakmadan.
Beni öptü.
Sonra ben ona aldıklarımı gösterdim.
Ama Cuma bir kez daha nice cebi dolu insanlardan daha büyük bir zenginliğe sahip olduğunu sergilemişti.
İnsanlık dersini Cuma vermişti.
Cuma bana söz verdi.
Okuyacak tı.

Beni çok etkileyen ve kardeşlik bağının yürek ile olduğunu o küçücük yaşı ile bize yaşatan bu güzel anımı sizler ile paylaşmak istedim.

İnsan ayrımı yapmanın ne kadar büyük adaletsizliktir.!!!

Eğer ben ve bana maddi destek veren dostlarım kürt- türk ayrımı diye saçma bir kelimeye takılmış olsa idik,Cuma yı tanımayacaktım.
Ve ben her yardım getirdiğimiz evden ısrar ile "çayımızı için " diye evlerine buyur etmelerin deki sıcaklığı yaşayamayacaktım.

Sevgi ve merhamet yürekledir.
Yüreğiniz yok ise
İnsanlığınız kağıt üstünde dir.

Sevgilerimle..

Tülay Demircan Koyuncu

Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı