Haber Detayı
27 Ocak 2016 - Çarşamba 11:13 Bu haber 2925 kez okundu
 
Bizans'ın Son Nesli Akademisyenler..!
EĞİTİM Haberi
Bizans'ın Son Nesli Akademisyenler..!

Bizans'ın Son Nesli Akademisyenler..!

Kan sıçramış sözcüklerle konuşan ve kaleminde kan damlayan, yalan ve iftirayı kendisine iş edinmiş tırşıkçı, satılık kalemşörlere seslenmek istiyorum:
Dün sosyal demokrat geçinen ve halkçı kimlikleriyle duygu tüccarı olan satılık karakterler; günümüzde faşist ve özürlü kişilikleriyle adeta barışa ve kardeşliğe savaş açmışlar.

Ülkenin selametini şer güçlere peşkeş çekme adına, dansöz karakterli göbek atma laflarla ve kendilerine dikte edilen metinlerin altına veterinerlerden aldıkları sağlık raporlu halleriyle özgür olduklarını düşünerek ve de bunu bir insanlık beyanatı olduğunu idrak ederek insanların gönül mutfaklarında demokratik cambazlık yapanların bu milletin nezlinde bir hiç hükmünde oluklarını bir kez daha görmek bizleri onura etmiştir.

Hakikati törpülemek ve gerçekleri söyleyememek demirleşmiş zihniyet mağdurlarının karakteri olmuş. Kürt veya Türk ne fark eder ki insan değilse. Adam olmak ırkta değil ırkından dolayı utanmamada ve de ırkıyla övünmemektedir. Ancak bakıyoruz da bizim yerimize konuşan ve de yazanlar maalesef her iki milletle de alakası olamayan kişilikleri satılmış, karakterleri pazarlanmayacak kadar deforme olmuş zavallılardır.

Eğitimci veya akademisyen diye formüle edilmiş. Çarpanlarına ayırsanız sonuç koskoca bir sıfırdır. Kurtuluş mücadelesinde bu ülkenin topraklarında okuyup, ekmeğini yiyip suyunu içen ve de ülkenin istiklal mücadelesini protesto eden alçakları bu millet hala hatırlıyorsa bu zamanın sürüsünün de onların torunları olduklarını da bilir. Şunu hep unutuyorlar; siz bu millete ananas satmaya kalkıştıkça bu millet size nane yedirmeye devam edecektir.

Prangalara vurulmak istenen iki şey var: İnanç ve özgürlük. Ancak bu vatan topraklarında yaşayan milletlerin hiçbir zaman vazgeçemeyecekleri iki dava olduğu bilinsin. Ne sizin baronlarınız bu millete boyun eğdirip diz çöktürebilir ne de altına imza attığınız zamane Mondros veya Sevr beyanatlarınız bu milleti 2023 hedefinden alıkoyacaktır. Ölüler dirilmez merak etmeyin. Sizin ölmüş despot ve faşist zihniyetinizin üzerine ölü toprağı serpildi.

Hakikati göremeyen gözler ve gerçekleri dillendiremeyen diller ve hakkı- hakikati duyamayan kulaklar özgürlük meşalesinin tesirini tüm şiddetiyle yüreklerinde hissedecektir. İhanetin bedeli kardeşlik diyarı Kürdistan’ın namus ve iman siperine çarpıp paramparça olacaktır. Biz şuna iman etmişiz ki; ya direnecek koskoca bir Türkiye merkezlik bir insanlık ve ümmet abidesi olup tarih yazacağız ya da Tel Aviv’in, Vatikan’ın yeryüzüne saldığı ve kendi ülkelerinin sırtlanları olanların yüzünden tarihe karışacağız. Anadolu ve Kürdistan tek yürek olduğunu ve hep birlikte Türkiye olduğunu bir kez daha ispatlayacaktır.

Devrimciydiniz Mısır firavunlarına sessiz kaldınız, halkçıydınız kan emici Siyonistlerin Gazze saldırısını görmezden geldiniz ve onları haklı çıkaran demeçlerde bulundunuz, insancıldınız Suriye’nin çocuklarının ölümüne lal oldunuz. Ne oldu da akademisyen kimliklerinizi şimdi konuşturur oldunuz? Bu ülkenin e- muhtıralarını,28 Şubat post modern darbelerini, 30 yıllık kaos ortamını, öldürülen bunca canı hiçe sayacaksınız sonra da ülkenin size tanıdığı ve adam yerine koyduğu o mevki makamlarınızın arkasına gizlenip ülkeyi ihanet şebekelerine pazarlayacaksınız. Buna kargalar güler.

En büyük asalaklar hem de Kürt ve T ürk çocuklarını birbirlerine vuruşturan sizsiniz. Siz kendi çöplüklerinize dönün, bataklarınızda su aygırları misali çamur banyosu yapın ve başlarınızı kumlara gömün gün olur devran döner elbette bunların hesabı sorulur…

idriseskad@hotmail.com
Konuşma Sonu

akademisyenler-18012016

Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı